Safra kesesi taşları, karaciğerin altında bulunan safra kesesi içinde oluşan sert yapılardır. Tıbbi olarak bu duruma “kolelitiazis” adı verilir.
Safra, karaciğer tarafından üretilir ve safra kesesinde depolanır. Yemeklerden sonra safra kesesi kasılarak safrayı ince bağırsağa gönderir. Safra; yağların sindirimini ve A, D, E ve K gibi yağda çözünen vitaminlerin emilimini kolaylaştırır. Safranın kendisi bir sindirim enzimi değildir.
Safra taşları çoğunlukla kolesterol veya bilirubin içeren pigmentlerden oluşur. Safranın içeriğindeki maddelerin dengesi bozulduğunda, safra kesesinin boşalması yavaşladığında veya safra aşırı yoğunlaştığında önce kristaller, ardından taşlar meydana gelebilir.
Safra kesesi taşlarının önemli bir bölümü herhangi bir belirtiye neden olmaz. Bu taşlar başka bir nedenle yapılan ultrasonografi veya görüntüleme incelemesi sırasında tesadüfen bulunabilir ve “sessiz safra taşı” olarak adlandırılır.
Taş, safra kesesinin çıkışını geçici olarak tıkadığında “biliyer kolik” adı verilen ağrı gelişebilir. Bu ağrı genellikle:
Ağrı kısa süreli tıkanıklığın ortadan kalkmasıyla geçebilir; ancak benzer ataklar tekrar edebilir.
Safra kesesi taşları bazı hastalarda aşağıdaki sorunlara yol açabilir:
Taşın safra kesesi çıkışını uzun süre tıkaması sonucunda safra kesesinde iltihap gelişmesidir. Sağ üst karın ağrısı genellikle uzun sürer ve ateş, bulantı, kusma veya karında hassasiyet eşlik edebilir.
Safra kesesinden çıkan bir taş ana safra kanalına geçebilir. Bu durumda sarılık, koyu çay veya kola renginde idrar, açık renkli dışkı, kaşıntı ve karın ağrısı gelişebilir.
Tıkalı safra yollarında enfeksiyon gelişmesidir. Karın ağrısı, ateş veya titreme ve sarılık görülebilir. Akut kolanjit yaşamı tehdit edebilen ve acil tedavi gerektiren bir hastalıktır.
Safra kanalından geçen bir taş pankreas kanalının çıkışını etkileyerek akut pankreatite yol açabilir. Genellikle mide üst bölümünde başlayan, sırta yayılabilen şiddetli ve sürekli ağrı, bulantı ve kusma görülür.
Aşağıdaki durumlardan biri varsa gecikmeden acil sağlık değerlendirmesi yapılmalıdır:
Tanı; hastanın şikâyetleri, muayene bulguları, kan testleri ve görüntüleme yöntemleri birlikte değerlendirilerek konulur.
İlk tercih edilen görüntüleme yöntemi karın ultrasonografisidir. Kan testleriyle enfeksiyon, karaciğer ve safra yolu tıkanıklığı veya pankreas iltihabı araştırılabilir.
Ana safra kanalında taş olabileceğinden kuşkulanılıyorsa manyetik rezonans kolanjiyopankreatografi (MRCP) veya endoskopik ultrasonografi kullanılabilir. Bilgisayarlı tomografi bazı komplikasyonları gösterebilmekle birlikte bütün safra taşlarını saptayamayabilir ve safra kesesi taşının tanısında rutin ilk tercih değildir.
ERCP, yalnızca tanı koymak amacıyla yapılan standart bir inceleme değildir. Daha çok ana safra kanalındaki taşın çıkarılması veya tıkanıklığın giderilmesi gerektiğinde kullanılır.
Tedavi kararı; taşın belirti verip vermediğine, komplikasyon bulunup bulunmadığına, hastanın yaşı ve genel sağlık durumuna göre verilir.
Normal safra kesesi ve safra yollarında tesadüfen saptanan, herhangi bir şikâyete neden olmayan taşlarda çoğunlukla tedavi gerekmez. Hasta olası belirtiler konusunda bilgilendirilir ve klinik olarak takip edilir. Bazı özel ve yüksek riskli durumlarda ameliyat ayrıca değerlendirilebilir.
Tekrarlayan safra ağrısına veya komplikasyona neden olan taşlarda temel tedavi safra kesesinin ameliyatla çıkarılmasıdır. Bu işleme kolesistektomi adı verilir.
Ameliyat çoğunlukla küçük kesilerden yapılan laparoskopik yöntemle gerçekleştirilir. Yalnızca taşların çıkarılması genellikle yeterli değildir; taşların yeniden oluşmasını önlemek amacıyla safra kesesinin tamamı alınır.
Akut kolesistit gelişen hastalarda, hastanın genel durumu uygun olduğunda erken dönemde laparoskopik kolesistektomi tercih edilebilir.
Ameliyata laparoskopik olarak başlanmasına rağmen ciddi iltihap, yoğun yapışıklık, anatomik yapıların güvenle ayırt edilememesi, kontrol edilemeyen kanama veya safra yolu yaralanması kuşkusu nedeniyle açık ameliyata geçilebilir.
Daha önce karın ameliyatı geçirilmiş olması açık ameliyat riskini artırabilen faktörlerden biridir; ancak tek başına laparoskopik ameliyata engel değildir. Açık ameliyata geçilmesi bir başarısızlık değil, hasta güvenliğini korumaya yönelik bir karar olabilir.
ERCP, safra kesesi içindeki taşların tedavisinde kullanılmaz. Ana safra kanalına düşmüş taşları çıkarmak, tıkanıklığı gidermek veya safra akışını sağlamak amacıyla uygulanabilir.
ERCP ile safra kanalı temizlendikten sonra, yeniden taş düşmesini ve diğer komplikasyonları önlemek amacıyla uygun hastalarda safra kesesi ameliyatı planlanır.
Safra yollarına ciltten ve karaciğer üzerinden ulaşılan perkütan işlemler rutin safra kesesi taşı tedavisi değildir. Genellikle ERCP’nin yapılamadığı veya başarılı olmadığı, safra yollarının acilen boşaltılması gereken seçilmiş hastalarda kullanılır.
Laparoskopik kolesistektomi sık uygulanan bir ameliyattır; ancak her cerrahi işlem gibi bazı riskler taşır. Bunlar arasında:
bulunur.
Komplikasyon riski; hastalığın şiddetine, ameliyatın acil veya planlı olmasına, hastanın genel sağlık durumuna ve cerrahi ekibin deneyimine göre değişebilir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Muayene, tanı veya kişiye özel tedavi önerisinin yerini tutmaz.
Sorunuz mu var?
Kısa bir not bırakın, e-posta ile dönüş yapalım.
Soru sor