Guatr, boynun ön-alt bölümünde bulunan kelebek şeklindeki tiroit bezinin normalden büyük olmasıdır. Guatr tek başına belirli bir hastalığın adı değildir; tiroit bezinde büyümeye yol açan farklı durumların ortak bulgusudur.
Guatrı bulunan bir kişinin tiroit hormonları normal olabilir. Bazı hastalarda hormon üretimi azalabilir ve hipotiroidi, bazı hastalarda ise artabilir ve hipertiroidi gelişebilir. Bu nedenle guatrın büyüklüğünün yanı sıra nedeni ve tiroit bezinin hormon üretme durumu da değerlendirilmelidir.
Tiroit hormonları vücudun enerji kullanımı, vücut sıcaklığı, kalp hızı, bağırsak çalışması ve birçok organın işlevi üzerinde etkilidir.
Guatrın nedeni yaşa, yaşanılan bölgeye, iyot alımına ve eşlik eden tiroit hastalıklarına göre değişebilir. Başlıca nedenler şunlardır:
İyot, tiroit hormonlarının üretimi için gereklidir. Dünya genelinde iyot eksikliği guatrın önemli nedenlerinden biridir. Bununla birlikte fazla miktarda iyot alınması da özellikle önceden tiroit hastalığı bulunan bazı kişilerde tiroit işlevlerini bozabilir. Bu nedenle iyot içeren takviyeler hekime danışılmadan kullanılmamalıdır.
Hashimoto tiroiditi, bağışıklık sisteminin tiroit dokusunu etkilediği otoimmün bir hastalıktır. Hastalığın bazı dönemlerinde tiroit bezi büyüyebilir ve hormon üretimi azalabilir. Uzun dönemde bez küçülebilir. Hashimoto tiroiditi bulunan her hastada guatr veya hormon eksikliği görülmesi zorunlu değildir.
Graves hastalığında bağışıklık sistemi tarafından oluşturulan antikorlar tiroit bezini uyarır. Bunun sonucunda bez büyüyebilir ve gereğinden fazla tiroit hormonu üretebilir. Graves hastalığı guatr ve hipertiroidinin önemli nedenlerinden biridir.
Tiroit bezinde tek bir nodül veya birden fazla nodül bulunabilir. Birden fazla nodülün eşlik ettiği büyümeye multinodüler guatr adı verilir.
Tiroit nodüllerinin büyük çoğunluğu iyi huyludur. Bununla birlikte küçük bir bölümünde kanser bulunabileceği için nodüller; muayene, ultrason bulguları ve gerektiğinde ince iğne aspirasyon biyopsisiyle değerlendirilir. Her nodül biyopsi veya ameliyat gerektirmez.
Gebelik sırasında hormon düzeyleri ve tiroit işlev testleri değişebilir. Bazı kadınlarda tiroit hacminde hafif artış görülebilir; belirgin büyüme özellikle iyot eksikliğinin bulunduğu bölgelerde daha sık olabilir. Gebelikte saptanan guatr veya tiroit nodülü, gebeliğe özgü referans değerler kullanılarak hekim tarafından değerlendirilmelidir.
Küçük guatrlar herhangi bir belirti vermeyebilir ve muayene veya görüntüleme sırasında tesadüfen fark edilebilir. Guatr büyüdükçe şu yakınmalara yol açabilir:
Ağrı guatrın tipik bir bulgusu değildir. Ağrılı tiroit büyümesi, tiroit iltihabı veya tiroit bezi içine kanama gibi başka durumları düşündürebilir.
Tiroit hormonlarının azalması durumunda yorgunluk, üşüme, kilo alma, kabızlık, kuru cilt ve saç dökülmesi görülebilir. Hormonların fazla üretilmesi durumunda ise çarpıntı, kilo kaybı, sıcağa tahammülsüzlük, terleme, ellerde titreme, huzursuzluk ve bağırsak hareketlerinde artış gelişebilir.
Bu belirtiler yalnızca tiroit hastalıklarına özgü değildir. Kesin değerlendirme için muayene ve uygun testler gerekir.
Aşağıdaki durumlardan biri varsa tıbbi değerlendirme geciktirilmemelidir:
Değerlendirme, hastanın öyküsünün alınması ve boyun muayenesiyle başlar. Guatrın nedenini ve tiroit bezinin çalışma durumunu belirlemek için aşağıdaki incelemelerden uygun olanları kullanılabilir:
İlk değerlendirmede genellikle TSH ölçülür. Sonuca göre serbest T4, gerektiğinde serbest T3 ve tiroit antikorları istenebilir.
Ultrason, tiroit bezinin büyüklüğünü ve yapısını değerlendirir. Nodül varsa nodülün boyutunu ve kanser açısından risk oluşturabilecek ultrason özelliklerini gösterir.
Sintigrafi her guatr veya nodül hastasında rutin olarak yapılmaz. Özellikle TSH düzeyi düşük olduğunda, nodülün fazla hormon üretip üretmediğini değerlendirmek için kullanılabilir. Radyoaktif madde içeren sintigrafi ve radyoaktif iyot uygulamaları gebelikte yapılmaz; emzirme döneminde de özel değerlendirme gerektirir.
Her tiroit nodülüne biyopsi uygulanmaz. Biyopsi kararı nodülün ultrason özellikleri, boyutu, hastanın öyküsü ve diğer risk faktörleri birlikte değerlendirilerek verilir. İşlem çoğunlukla ultrason eşliğinde gerçekleştirilir.
Tedavi; guatrın nedenine, büyüklüğüne, hormon düzeylerine, nodüllerin özelliklerine, bası belirtilerine ve hastanın genel durumuna göre belirlenir.
Hormon üretimi normal, ultrason bulguları düşük riskli ve bası oluşturmayan bazı guatr veya nodüllerde düzenli klinik ve ultrason takibi yeterli olabilir.
Hipotiroidi varsa eksik olan tiroit hormonu yerine konabilir. Hipertiroidide ise hastalığın nedenine göre hormon üretimini azaltan ilaçlar ve belirtileri kontrol eden ek tedaviler kullanılabilir. İlaç seçimi ve tedavi süresi kişiye özel olarak belirlenir.
Radyoaktif iyot, Graves hastalığı veya hormon üreten bazı nodüler guatrların tedavisinde kullanılabilir. Her hasta için uygun değildir. Gebelik sırasında uygulanmaz ve emzirme döneminde özel kurallar gerektirir.
İyi huylu olduğu uygun yöntemlerle doğrulanmış, bası veya kozmetik yakınma oluşturan bazı nodüllerde radyofrekans veya benzeri görüntüleme eşliğinde ablasyon yöntemleri düşünülebilir. Bu işlemler uygun hasta seçimi ve bu alanda eğitimli bir ekip gerektirir.
Ameliyat aşağıdaki durumlarda değerlendirilebilir:
Hastalığa göre tiroit bezinin bir lobu veya tamamı çıkarılabilir. Tiroit bezinin tamamı çıkarıldığında yaşam boyu tiroit hormonu kullanılması gerekir. Bir lobun çıkarılmasından sonra da bazı hastalarda hormon tedavisine ihtiyaç duyulabilir.
Her cerrahi işlemde olduğu gibi tiroit ameliyatının da bazı riskleri vardır. Bunlar arasında kanama ve boyunda hematom, enfeksiyon, geçici veya kalıcı ses değişikliği ve kalsiyum düşüklüğü yer alabilir.
Ses değişikliği, ses tellerini hareket ettiren sinirlerin geçici veya kalıcı olarak etkilenmesiyle gelişebilir. Kalsiyum düşüklüğü ise tiroidin arkasında bulunan paratiroit bezlerinin ameliyat sırasında kanlanmasının etkilenmesi veya daha seyrek olarak çıkarılması sonucunda ortaya çıkabilir. Bu durumların çoğu geçici olmakla birlikte kalıcı olabilen vakalar da vardır.
Ameliyatın kapsamı, beklenen yararları, alternatifleri ve cerrahın kendi komplikasyon oranları ameliyat öncesinde hastayla ayrıntılı biçimde görüşülmelidir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; muayene, tanı veya kişiye özel tedavi önerisinin yerine geçmez. Boyunda büyüme veya tiroit hastalığı şüphesi bulunan kişilerin endokrinoloji ve gerektiğinde tiroit cerrahisi konusunda deneyimli bir genel cerrahi uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Sorunuz mu var?
Kısa bir not bırakın, e-posta ile dönüş yapalım.
Soru sor