Mide Kanseri Nedir?

Mide kanseri, mide hücrelerinin kontrolsüz çoğalması sonucunda gelişen kötü huylu hastalıkların genel adıdır. Mide kanserlerinin büyük çoğunluğu midenin iç yüzünü döşeyen mukoza tabakasındaki bez hücrelerinden gelişen adenokarsinomlardır.

Midede lenfoma, gastrointestinal stromal tümör ve nöroendokrin tümör gibi başka kötü huylu hastalıklar da görülebilir. Bu hastalıkların tedavileri adenokarsinomdan farklıdır. Bu nedenle “mide tümörü” ile “mide kanseri” ifadeleri her zaman aynı anlamda kullanılmamalıdır.

Mide, karnın üst bölümünde bulunan kaslı ve içi boş bir organdır. Yutulan gıdaları geçici olarak depolar, mide salgıları ve kas hareketleriyle karıştırır ve oluşan içeriği kontrollü biçimde ince bağırsağın ilk bölümü olan duodenuma gönderir.

Mide Kanserinin Nedenleri ve Risk Faktörleri Nelerdir?

Mide kanserinin tek bir nedeni yoktur. Genetik özellikler, kronik iltihap, enfeksiyonlar, çevresel etkenler ve yaşam alışkanlıkları birlikte rol oynayabilir.

Başlıca risk faktörleri şunlardır:

  • Kronik Helicobacter pylori enfeksiyonu
  • Kronik atrofik gastrit
  • Mide mukozasında intestinal metaplazi veya displazi
  • Pernisiyöz anemi ve otoimmün gastrit
  • Sigara kullanımı
  • Tuzlanmış, tütsülenmiş veya uygun koşullarda saklanmamış gıdaların sık tüketilmesi
  • İleri yaş
  • Birinci derece akrabalarda mide kanseri bulunması
  • Daha önce mide ameliyatı geçirilmiş olması
  • Bazı mide polipleri
  • Kalıtsal diffüz mide kanseri ve Lynch sendromu gibi nadir genetik hastalıklar
  • Özellikle midenin giriş bölümündeki kanserler için obezite

Helicobacter pylori bir bakteridir. Bu bakteri mide mukozasında uzun süreli iltihap ve bazı kişilerde kanser öncesi değişiklikler oluşturabilir. Bununla birlikte H. pylori enfeksiyonu bulunan kişilerin büyük çoğunluğunda mide kanseri gelişmez.

Ailede genç yaşta mide kanseri, birden fazla mide kanseri vakası veya diffüz tip mide kanseri bulunması halinde genetik danışmanlık gerekebilir.

Mide Kanserinin Belirtileri Nelerdir?

Erken mide kanseri herhangi bir belirti vermeyebilir. Belirtiler ortaya çıktığında çoğu zaman mide kanserine özgü değildir ve ülser, gastrit veya reflü gibi daha sık görülen hastalıklarda da bulunabilir.

Olası belirtiler şunlardır:

  • Geçmeyen veya tekrarlayan hazımsızlık
  • Mide üst bölümünde ağrı, yanma veya rahatsızlık
  • Yemeklerden sonra şişkinlik
  • Az miktarda yemekle çabuk doyma
  • İştahsızlık
  • Bulantı veya kusma
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • Halsizlik ve kansızlık
  • Yutma güçlüğü
  • Dışkıda gizli veya görünür kanama

Bu belirtilerden birinin bulunması mutlaka mide kanseri anlamına gelmez. Ancak belirtilerin kalıcı, ilerleyici veya alarm bulgularıyla birlikte olması durumunda tıbbi değerlendirme gerekir.

Hangi Belirtiler Gecikmeden Değerlendirilmelidir?

Aşağıdaki durumlarda hekime başvuru geciktirilmemelidir:

  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • Giderek artan yutma güçlüğü
  • Sürekli veya tekrarlayan kusma
  • Kanlı ya da kahve telvesi görünümünde kusma
  • Siyah, katran görünümünde dışkı
  • Kansızlık
  • Çok az yemekle belirgin doyma
  • Yeni başlayan ve geçmeyen mide üst bölgesi ağrısı
  • Belirgin iştahsızlık veya halsizlik

Şiddetli kanlı kusma, bayılma, soğuk terleme veya siyah dışkıyla birlikte baş dönmesi acil değerlendirme gerektirir.

Mide Kanseri Tanısı Nasıl Konulur?

Kesin tanı, üst gastrointestinal sistem endoskopisi sırasında alınan biyopsinin patolojik incelemesiyle konulur.

Endoskopide yemek borusu, mide ve duodenumun başlangıç bölümü incelenir. Kuşkulu alanlardan yeterli sayıda doku örneği alınır. Patoloji incelemesinde:

  • Tümörün kanser olup olmadığı
  • Kanserin histolojik türü
  • Hücrelerin farklılaşma derecesi
  • Gerekli durumlarda tedaviyi yönlendirecek biyobelirteçler

değerlendirilir.

Biyopsi örneklerinde H. pylori enfeksiyonu da araştırılabilir. Kan testleriyle kansızlık, karaciğer ve böbrek fonksiyonları ile hastanın genel durumu değerlendirilir.

Mide Kanserinde Evreleme Nasıl Yapılır?

Evreleme, kanserin mide duvarındaki derinliğini, lenf düğümlerine ve uzak organlara yayılıp yayılmadığını belirlemek için yapılır. Tedavi planı evreleme sonuçlarına göre hazırlanır.

Başlıca evreleme yöntemleri şunlardır:

Kontrastlı bilgisayarlı tomografi

Göğüs, karın ve pelvisin kontrastlı bilgisayarlı tomografisi temel evreleme yöntemidir. Tümörün çevre dokularla ilişkisini, lenf düğümlerini ve uzak organ yayılımını değerlendirmeye yardımcı olur.

Endoskopik ultrasonografi

Özellikle erken veya lokal hastalıkta tümörün mide duvarına ne kadar ilerlediğini ve yakın lenf düğümlerini değerlendirmek için kullanılabilir.

PET-BT ve manyetik rezonans

Her hastada rutin olarak gerekli değildir. Tümörün türüne, yerleşimine ve diğer görüntüleme sonuçlarına göre seçilmiş durumlarda kullanılabilir.

Evreleme laparoskopisi

Bilgisayarlı tomografide görülmeyen küçük karın zarı yayılımlarını saptamak amacıyla, ameliyat ve perioperatif kemoterapi adayı olan seçilmiş hastalarda laparoskopi yapılabilir. Bu sırada karın içinden sıvı alınarak kanser hücreleri açısından incelenebilir.

Mide Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?

Tedavi; kanserin türüne, midedeki yerine, evresine, biyobelirteç özelliklerine ve hastanın genel sağlık durumuna göre belirlenir. Planlama multidisipliner bir tümör konseyinde yapılmalıdır.

Çok erken mide kanseri

Yalnızca mukoza veya yüzeyel tabakalarla sınırlı, lenf düğümüne yayılma riski düşük bazı erken kanserler endoskopik yöntemle çıkarılabilir.

Bu amaçla endoskopik submukozal diseksiyon veya endoskopik mukozal rezeksiyon uygulanabilir. Çıkarılan dokunun ayrıntılı patolojik incelemesi sonucunda işlemin yeterli olup olmadığı belirlenir. Endoskopik tedavi sonrasında düzenli endoskopi takibi gerekir.

Cerrahi tedavi

Mideyle sınırlı veya bölgesel lenf düğümlerine yayılmış, ameliyatla tamamen çıkarılabilir kanserlerde temel tedavi cerrahidir.

Tümörün yerine göre:

  • Midenin bir bölümü çıkarılabilir; buna subtotal veya distal gastrektomi denir.
  • Midenin tamamı çıkarılabilir; buna total gastrektomi denir.

Ameliyat sırasında yalnızca mide değil, tümörün yayılma olasılığı bulunan uygun bölgesel lenf düğümleri de çıkarılır. Bu işlem lenfadenektomi olarak adlandırılır.

Ameliyat açık, laparoskopik veya robotik yöntemle yapılabilir. Yöntem seçimi kanserin özelliklerine, hastanın durumuna ve cerrahi ekibin deneyimine göre belirlenir. Kapalı yöntem her hasta için uygun olmayabilir.

Ameliyat öncesi ve sonrası kemoterapi

Lokal ileri fakat ameliyat edilebilir birçok mide kanserinde ameliyat öncesi ve sonrasında kemoterapi uygulanabilir. Bu yaklaşım, tümörü küçültmeyi ve gözle görülmeyen kanser hücrelerinin vücutta yeniden hastalık oluşturma riskini azaltmayı amaçlar.

Kemoterapinin zamanlaması ve ilaç kombinasyonu kanserin evresine, hastanın genel durumuna ve tedaviye verebileceği yanıta göre medikal onkoloji tarafından belirlenir.

Radyoterapi

Radyoterapi bütün mide kanseri hastalarında rutin olarak uygulanmaz. Ameliyat sınırlarında kanser bulunması, bazı lokal ileri hastalıklar veya ağrı ve kanama gibi şikâyetlerin kontrolü amacıyla, çoğunlukla kemoterapiyle birlikte veya seçilmiş durumlarda kullanılabilir.

İleri ve metastatik mide kanseri

Uzak organlara veya karın zarına yayılmış mide kanserinde temel tedavi sistemik ilaç tedavisidir. Tedavi seçimi için tümör dokusunda aşağıdaki biyobelirteçler araştırılmalıdır:

  • HER2
  • PD-L1
  • dMMR/MSI-H
  • CLDN18.2

Bu sonuçlara göre kemoterapiye hedefe yönelik tedavi veya immünoterapi eklenebilir. Kullanılacak ilaçlar hastanın genel durumu, önceki tedavileri ve tümörün moleküler özelliklerine göre belirlenir.

İleri hastalıkta ameliyat çoğunlukla kanseri tamamen tedavi etmek amacıyla yapılmaz. Ancak kanama, tıkanıklık veya beslenme güçlüğü gibi sorunların kontrolü için cerrahi, endoskopik stent, radyoterapi veya başka destekleyici girişimler kullanılabilir.

Palyatif bakım yalnızca yaşamın son dönemine yönelik değildir; ağrı, bulantı, beslenme güçlüğü ve diğer belirtilerin kanser tedavisiyle birlikte kontrol edilmesini amaçlar.

Mide Kanseri Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Gastrektomi büyük bir ameliyattır. Olası erken dönem riskleri şunlardır:

  • Kanama
  • Enfeksiyon
  • Dikiş veya bağlantı bölgesinden kaçak
  • Akciğer komplikasyonları
  • Damar pıhtısı
  • Mide boşalmasında gecikme
  • Çevredeki organların yaralanması

Uzun dönemde ise:

  • Kilo kaybı
  • Az miktarda yemekle doyma
  • Dumping sendromu
  • Reflü
  • İshal veya sindirim sorunları
  • Demir, B12 vitamini, folat, kalsiyum ve D vitamini eksikliği
  • Kansızlık
  • Kemik yoğunluğunda azalma

görülebilir.

Ameliyat Sonrası Beslenme ve Takip

Ameliyat sonrasında hastalar genellikle küçük ve sık öğünlerle beslenir. Yeterli protein ve enerji alımının sağlanması için onkoloji konusunda deneyimli bir diyetisyen desteği yararlıdır.

Midenin tamamı çıkarılan hastalarda yaşam boyu B12 vitamini desteği gerekir. Diğer vitamin ve minerallerin düzeyi de düzenli kan testleriyle takip edilmelidir.

Kontrollerde:

  • Hastalığın tekrarlama belirtileri
  • Vücut ağırlığı ve kas kütlesi
  • Beslenme durumu
  • Kansızlık ve vitamin-mineral düzeyleri
  • Tedavinin uzun dönem etkileri

değerlendirilir.

Takip sıklığı hastalığın evresine ve uygulanan tedaviye göre kişiye özel belirlenir.

Mide kanserinin tanı ve tedavisi; üst gastrointestinal sistem cerrahisi konusunda deneyimli cerrah, gastroenteroloji, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi, patoloji, radyoloji ve klinik beslenme uzmanlarından oluşan multidisipliner bir ekip tarafından planlanmalıdır.

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; muayene, tanı veya kişiye özel tedavi önerisinin yerini tutmaz.

Soru sor