Hemoroidal yastıkçıklar, anal kanalın normal yapısında bulunan damar, bağ dokusu ve düz kaslardan oluşan yapılardır. Dışkı ve gaz kontrolüne katkıda bulunurlar.
Bu yapıların genişlemesi, onları yerinde tutan destek dokularının gevşemesi ve aşağı doğru yer değiştirmesi sonucunda kanama, sarkma, kaşıntı veya ağrı gibi şikâyetler ortaya çıkarsa “hemoroid hastalığı”ndan söz edilir. Hemoroid halk arasında basur veya mayasıl olarak da adlandırılır.
Hemoroid hastalığı kanser değildir ve kansere dönüşmez. Ancak makattan kanama yapan her hastalığın hemoroid olmadığı unutulmamalıdır.
İç hemoroidler anal kanalın iç bölümünde gelişir. En sık görülen belirtileri dışkılama sırasında açık kırmızı kanama ve hemoroid dokusunun makattan dışarı doğru sarkmasıdır.
İç hemoroidler, yerleşimleri nedeniyle genellikle ağrısızdır. Şiddetli ağrı varsa tromboze dış hemoroid, anal fissür veya apse gibi başka hastalıklar araştırılmalıdır.
Dış hemoroidler makat çevresindeki derinin altında bulunur. Pıhtılaşmadıkları sürece belirgin bir şikâyete neden olmayabilirler.
Dış hemoroid içinde pıhtı gelişmesine tromboze dış hemoroid denir. Bu durumda makat kenarında aniden ortaya çıkan, sert ve çok ağrılı bir şişlik oluşabilir.
Daha önce şişmiş bir dış hemoroid iyileştikten sonra makat çevresinde deri katlantısı kalabilir. Bu deri katlantısı aktif hemoroid hastalığıyla aynı şey değildir.
İç hemoroidler sarkmanın derecesine göre dört gruba ayrılır:
– Birinci derece: Hemoroid anal kanalın içinde kalır; dışarı sarkmaz. En sık belirti kanamadır.
– İkinci derece: Dışkılama sırasında dışarı çıkar ancak kendiliğinden içeri döner.
– Üçüncü derece: Dışarı çıkar ve ancak elle içeri itilebilir.
– Dördüncü derece: Sürekli dışarıdadır ve elle içeri itilemez.
Bu sınıflandırma yalnızca iç hemoroidler için kullanılır. Tedavi seçimi yalnızca dereceye değil, kanama, ağrı, dış hemoroid varlığı ve hastanın yaşam kalitesine göre yapılır.
Hemoroid hastalığının tek bir nedeni yoktur. Anal kanaldaki destek dokularının zamanla zayıflaması ve bölgedeki basıncın artması birlikte rol oynar.
Riski veya belirtileri artırabilen etkenler şunlardır:
Uzun süre oturmayı gerektiren meslekler, bisiklete veya ata binmek ve alkol kullanmak kanıtlanmış doğrudan nedenler olarak kabul edilmez. Bunlar bazı kişilerde mevcut belirtileri artırabilir.
Pelvik tümörler, karında sıvı birikmesi ve kalın bağırsak kanseri sıradan hemoroid hastalığının doğrudan nedeni değildir. Ancak bu hastalıklar kanama, basınç veya bağırsak alışkanlığı değişikliği gibi belirtilerle hemoroidi taklit edebilir.
Karaciğer hastalığına bağlı gelişebilen rektal varisler de hemoroidden farklı bir hastalıktır.
Hemoroid hastalığında şu belirtiler görülebilir:
Kanama çoğunlukla açık kırmızı renktedir. Ancak kanın rengi tek başına kanamanın nedenini belirlemez.
Hayır. Makat kanaması aşağıdaki hastalıklardan da kaynaklanabilir:
Muayenede hemoroid görülmesi, kanamanın mutlaka hemoroidden kaynaklandığını kanıtlamaz. Kanama devam ediyorsa veya başka riskler varsa ilave değerlendirme gerekir.
Aşağıdaki durumlarda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:
Siyah dışkı genellikle sindirim sisteminin daha üst bölümlerinden kaynaklanan kanamayı düşündürür ve tipik hemoroid belirtisi değildir.
Tanı; hastanın şikâyetleri, tıbbi öyküsü ve anal bölgenin muayenesiyle konulur.
Değerlendirme sırasında:
Anoskopi, anal kanalın kısa ve ışıklı bir aletle incelenmesidir. Genellikle kısa süren bir muayenedir ve kolonoskopiyle aynı işlem değildir.
Hemoroid tanısı konulan her hastaya otomatik olarak kolonoskopi yapılması gerekmez. Kolonoskopi kararı yalnızca yaşa göre de verilmez.
Aşağıdaki durumlarda kolonoskopi veya daha ileri bağırsak incelemesi gerekebilir:
Değerlendirme, kişinin yaşı, yakınmaları, aile öyküsü, önceki kolonoskopileri ve ülkesindeki tarama ölçütleri birlikte dikkate alınarak yapılmalıdır.
Tedavi hemoroidin iç veya dış olmasına, derecesine, belirtilerin şiddetine ve daha önce uygulanan tedavilere göre planlanır.
İlk basamak tedavi bağırsak alışkanlıklarının düzenlenmesidir:
Herkes için sabit bir su miktarı doğru değildir. Kalp veya böbrek hastalığı nedeniyle sıvı kısıtlaması bulunan kişiler hekimin önerisine uymalıdır.
Topikal ilaçlar kaşıntı, yanma ve şişlik gibi belirtileri kısa süreli azaltabilir; ancak hemoroidi kalıcı olarak ortadan kaldırmaz.
Lokal anestezik, koruyucu veya düşük doz kortizon içeren ürünler hekim önerisiyle kısa süre kullanılabilir. Kortizonlu ürünlerin uzun süre kullanılması anal bölgede cilt incelmesine ve tahrişe neden olabilir.
Şiddetli ağrının yalnızca kremle tedavi edilmeye çalışılması doğru değildir; anal fissür, apse veya tromboze dış hemoroid araştırılmalıdır.
Yaşam tarzı düzenlemelerine rağmen kanama veya sarkma devam eden birinci ve ikinci derece iç hemoroidlerde ve seçilmiş üçüncü derece olgularda muayenehane işlemleri uygulanabilir.
Bu işlemler dış hemoroidlerin tedavisinde kullanılmaz.
İç hemoroidin tabanına küçük bir lastik bant yerleştirilerek kan akımı kesilir. Doku birkaç gün içinde küçülüp ayrılır ve iyileşme sırasında oluşan skar dokusu sarkmayı azaltır.
Bant ligasyonu günümüzde en sık kullanılan ve en etkili muayenehane işlemlerinden biridir. Birden fazla seans gerekebilir.
İşlem sonrasında hafif basınç, ağrı veya kanama görülebilir. Şiddetli ağrı, ateş, idrar yapamama veya fazla kanama gelişirse acilen değerlendirme gerekir.
Hemoroid dokusuna damarları küçülten bir madde enjekte edilir. Özellikle kanamanın ön planda olduğu bazı iç hemoroidlerde uygulanabilir.
Isı enerjisiyle hemoroid dokusunda kontrollü pıhtılaşma ve skar oluşturulur. Birinci ve ikinci derece, seçilmiş üçüncü derece iç hemoroidlerde kullanılabilir.
Bant ligasyonu, skleroterapi ve infrared koagülasyon ameliyat değil, muayenehane girişimleridir.
Cerrahi tedavi şu durumlarda düşünülebilir:
Hemoroid dokularının cerrahi olarak çıkarılmasıdır. İleri derece veya iç-dış bileşenli hemoroidlerde en etkili yöntemlerden biridir. Diğer yöntemlere göre ameliyat sonrası ağrı daha fazla olabilir; ancak ileri hastalıkta nüks riski daha düşüktür.
Hemoroide kan taşıyan damarlar bulunarak bağlanır. Bazı yöntemlerde sarkan doku da dikişlerle yukarı taşınır. Eksizyonel ameliyata göre erken dönemde daha az ağrı sağlayabilir; ancak bazı hasta gruplarında tekrarlama olasılığı daha yüksek olabilir.
Sarkan iç hemoroid dokusunun dairesel bir zımba cihazıyla yukarı taşınmasıdır. Dış hemoroidleri tedavi etmez. Uzun dönem nüks ve nadir fakat önemli komplikasyonlar nedeniyle rutin ilk cerrahi seçenek olarak önerilmez.
“Lazer hemoroid tedavisi” tek bir standart yöntemi ifade etmez. Kullanılan cihaz, teknik ve hasta seçimi sonuçları etkiler. Bazı hastalarda ameliyat sonrası ağrı daha az olabilir; ancak uzun dönem etkinlik ve nüks oranları geleneksel yöntemlerden mutlaka daha iyi değildir.
Lazer seçeneği sunuluyorsa yöntemin hangi derecedeki hemoroid için önerildiği, alternatifleri, nüks olasılığı, maliyeti ve işlemi uygulayan ekibin deneyimi açıklanmalıdır.
Yeni başlamış, çok ağrılı tromboze dış hemoroidde belirtilerin süresi, pıhtının büyüklüğü ve hastanın durumu değerlendirilir.
Seçilmiş hastalarda erken dönemde pıhtılı hemoroidin çıkarılması ağrının daha hızlı azalmasını sağlayabilir. Daha hafif veya düzelmeye başlamış olgularda ağrı tedavisi, dışkının yumuşatılması ve takip yeterli olabilir.
Pıhtının yalnızca kesilerek boşaltılmasıyla dokunun tamamen çıkarılması aynı işlem değildir. Uygun yaklaşım hekim tarafından belirlenmelidir.
Uygulanan işleme göre şu komplikasyonlar görülebilir:
İşlem sonrasında ateş, giderek artan ağrı, idrar yapamama, kötü kokulu akıntı veya fazla kanama gelişmesi halinde acil değerlendirme gerekir.
Hemoroid hastalığının tanı ve tedavisi genel cerrahi veya kolorektal cerrahi uzmanı tarafından, hastanın belirtileri ve muayene bulgularına göre kişiselleştirilmelidir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; muayene, tanı veya kişiye özel tedavi önerisinin yerini tutmaz.
Sorunuz mu var?
Kısa bir not bırakın, e-posta ile dönüş yapalım.
Soru sor