Akalazya, yemek borusunun kasılma hareketlerinin bozulduğu ve yemek borusunun mideyle birleştiği yerde bulunan alt özofagus sfinkterinin yutma sırasında yeterince gevşeyemediği nadir bir hareket bozukluğudur. Bu nedenle yiyecek ve sıvıların mideye geçişi zorlaşır.
Hastalığın temelinde, yemek borusu duvarındaki kasların çalışmasını düzenleyen bazı sinir hücrelerinin kaybı bulunur. Bu sinir kaybının nedeni çoğu hastada kesin olarak bilinmemektedir. Hastalık ilerledikçe yemek borusunda yiyecek, sıvı ve tükürük birikebilir; zamanla yemek borusunda genişleme gelişebilir.
Akalazya bulaşıcı bir hastalık değildir. Tedaviler sinir hücrelerindeki kaybı geri döndürmez; ancak alt özofagus sfinkterindeki direnci azaltarak yutmayı ve yemek borusunun boşalmasını önemli ölçüde iyileştirebilir.
Akalazya belirtileri çoğunlukla yavaş gelişir. En sık görülen belirti, hem katı hem de sıvı gıdaları yutarken ortaya çıkan güçlük hissidir.
Diğer belirtiler şunlardır:
Akalazyadaki geri gelme, çoğunlukla mide içeriğinden değil, yemek borusunda biriken sindirilmemiş yiyecek ve sıvılardan kaynaklanır. Bu nedenle hastalık gastroözofageal reflü ile karıştırılabilir.
Devam eden veya giderek artan yutma güçlüğü mutlaka hekim tarafından değerlendirilmelidir. Yutma güçlüğü yalnızca akalazyadan değil; yemek borusu darlığı, iltihap veya tümör gibi başka hastalıklardan da kaynaklanabilir.
Belirtilerin kısa sürede başlaması, hızlı kilo kaybı, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları veya ileri yaşta yeni ortaya çıkan yutma güçlüğü durumunda değerlendirme geciktirilmemelidir.
Yeni başlayan veya şiddetli göğüs ağrısı, nefes darlığı, bayılma hissi ya da soğuk terlemeyle birlikteyse acil tıbbi yardım alınmalıdır. Bu tür bir ağrı doğrudan akalazyaya bağlanmamalıdır.
Akalazya tanısında genellikle birbirini tamamlayan üç temel inceleme kullanılır.
Endoskopi ile yemek borusu ve mide incelenir. Bu incelemenin en önemli amaçlarından biri, yutma güçlüğüne yol açabilecek tümör, darlık veya başka bir mekanik engeli dışlamaktır. Endoskopi akalazyayı düşündüren bulgular gösterebilir ancak tek başına kesin tanı koydurmaz.
Özellikle ileri yaştaki, belirtileri kısa sürede başlayan veya belirgin kilo kaybı bulunan hastalarda kanserle ilişkili “yalancı akalazya” olasılığı dikkatle değerlendirilir. Gerekli durumlarda bilgisayarlı tomografi veya endoskopik ultrasonografi istenebilir.
Manometri, yemek borusundaki basınçları ve yutma sırasındaki kasılmaları ölçer. Yüksek çözünürlüklü manometri, akalazya tanısını doğrulayan temel incelemedir.
Bu inceleme hastalığı Tip I, Tip II ve Tip III olarak sınıflandırmaya da yardımcı olur. Akalazyanın alt tipi, uygulanacak tedavinin seçiminde önem taşır.
Hasta baryum içeren bir sıvıyı içtikten sonra belirli zaman aralıklarında görüntüler alınır. Böylece yemek borusunun yapısı ve ne kadar sürede boşaldığı değerlendirilir. Bu yöntem tanıya yardımcı olmasının yanı sıra tedavi öncesi ve sonrasındaki boşalmayı karşılaştırmak için de kullanılabilir.
Tedavinin amacı, alt özofagus sfinkterindeki direnci azaltarak yiyecek ve sıvıların mideye geçişini kolaylaştırmaktır. Tedavi seçimi; hastalığın manometri alt tipine, hastanın yaşına ve genel sağlık durumuna, önceki tedavilere, hasta tercihine ve merkezin deneyimine göre yapılır.
Bu işlemde alt özofagus sfinkteri bölgesine yerleştirilen özel bir balon kontrollü biçimde şişirilir. Böylece kas liflerinin bir bölümü ayrılarak geçiş direnci azaltılır.
Tedavinin kademeli olarak ve birden fazla seansta uygulanması gerekebilir. En önemli komplikasyonu yemek borusunda yırtılma, yani perforasyondur. Bu nedenle işlem, olası komplikasyonları hızla yönetebilecek deneyimli merkezlerde yapılmalıdır.
POEM, ağız yoluyla ilerletilen endoskop kullanılarak alt özofagus sfinkterindeki ve gerektiğinde yemek borusunun alt bölümündeki kasların kesilmesidir. Karında kesi yapılmaz.
POEM, Tip I ve Tip II akalazyada etkili bir tedavi seçeneğidir. Daha uzun bir kas kesisi yapılabilmesi nedeniyle spazmların ön planda olduğu Tip III akalazyada özellikle tercih edilebilir.
İşlemden sonra gastroözofageal reflü gelişebilir. Bu nedenle hastaların reflü açısından takip edilmesi ve gerekli durumlarda asit baskılayıcı tedavi kullanması gerekebilir.
Heller miyotomisinde, yemek borusunun mideyle birleştiği bölgedeki kas lifleri laparoskopik veya uygun hastalarda robotik yöntemle kesilir. Böylece yiyeceklerin mideye geçişi kolaylaştırılır.
Miyotomi sonrasında reflü riskini azaltmak amacıyla çoğunlukla Dor veya Toupet adı verilen kısmi fundoplikasyon işlemlerinden biri uygulanır. Hangi yöntemin uygun olduğu hastanın özelliklerine ve cerrahın değerlendirmesine göre belirlenir.
Cerrahi tedavi yalnızca balon dilatasyonu başarısız olduktan sonra uygulanmaz; uygun hastalarda başlangıç tedavilerinden biri olabilir.
Botulinum toksini, endoskopi sırasında alt özofagus sfinkterine enjekte edilerek kasın geçici olarak gevşemesini sağlar. Etkisi genellikle zamanla azalır ve tekrar enjeksiyon gerekebilir.
Bu yöntem çoğunlukla pnömatik dilatasyon, POEM veya cerrahi miyotomiye uygun olmayan hastalarda ya da kalıcı tedaviye kadar geçici rahatlama sağlamak amacıyla kullanılır.
Nifedipin gibi kalsiyum kanal blokerleri veya nitratlar alt özofagus sfinkterini kısa süreli olarak gevşetebilir. Bununla birlikte etkileri sınırlı ve geçicidir. Baş ağrısı, baş dönmesi ve tansiyon düşüklüğü gibi yan etkilere neden olabilirler.
İlaç tedavisi genellikle daha etkili girişimsel tedavilere uygun olmayan seçilmiş hastalarla sınırlıdır. Bu ilaçlar hekim önerisi olmadan kullanılmamalıdır.
Akalazya kronik bir hastalıktır. Başarılı tedaviden sonra bile belirtiler zaman içinde tekrarlayabilir veya reflü gelişebilir. Yutma güçlüğünün yeniden başlaması, kilo kaybının devam etmesi, gece öksürüğü ya da yiyeceklerin ağza geri gelmesi durumunda yeniden değerlendirme gerekir.
Tedavi sonrası takip planı; uygulanan yönteme, hastanın belirtilerine ve yapılan incelemelerin sonuçlarına göre kişiye özel olarak düzenlenir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Tanı ve tedavi kararı; gastroenteroloji, girişimsel endoskopi ve özofagus cerrahisi konusunda deneyimli hekimlerin değerlendirmesiyle verilmelidir.
Sorunuz mu var?
Kısa bir not bırakın, e-posta ile dönüş yapalım.
Soru sor