Karaciğer kist hidatiği, tıbbi adıyla karaciğer kistik ekinokokkozu, ‘’Echinococcus’’ türü parazitlerin larvalarının karaciğerde kist oluşturmasıyla gelişen zoonotik bir hastalıktır. Halk arasında ‘’köpek kisti’’ olarak da bilinir.
Hastalık insandan insana bulaşmaz. İnsanlar parazitin yumurtalarını, çoğunlukla enfekte köpeklerin dışkısıyla kirlenmiş el, toprak, su veya gıdalar aracılığıyla ağızdan alır. Parazit vücuda girdikten sonra en sık karaciğerde, ikinci sıklıkta akciğerlerde kist oluşturur; daha seyrek olarak başka organları da etkileyebilir.
Kistler yavaş büyüdüğü için hastalık yıllarca belirti vermeyebilir. Bazı kistler zaman içinde etkinliğini kaybederek inaktif hâle gelirken bazıları büyüyebilir veya komplikasyon geliştirebilir. Bu nedenle her kist hidatik hastası için aynı tedavi uygulanmaz.
Bulaşma, parazit yumurtalarının ağızdan alınmasıyla gerçekleşir. Risk oluşturabilecek durumlar arasında şunlar bulunur:
Köpeğe dokunmak tek başına mutlaka hastalık bulaşacağı anlamına gelmez. Risk, parazit yumurtalarının ağız yoluyla alınmasıyla ilişkilidir.
Küçük kistler çoğu zaman belirti vermez. Hastalık, başka bir nedenle yapılan ultrason, bilgisayarlı tomografi veya MR incelemesi sırasında tesadüfen saptanabilir.
Kist büyüdüğünde veya çevredeki yapılara baskı yaptığında şu belirtiler görülebilir:
Kistin safra yollarına açılması durumunda sarılık, ateş, karın ağrısı veya safra yolu enfeksiyonu gelişebilir. Kistin enfekte olması da ateş ve ağrıya yol açabilir.
Kistin yırtılması veya içeriğinin sızması döküntü, kaşıntı, nefes darlığı, tansiyon düşmesi ve anafilaksi adı verilen ağır alerjik reaksiyona neden olabilir.
Kist hidatik tanısı bulunan veya bu hastalıktan şüphelenilen bir kişide aşağıdaki belirtiler gelişirse acil sağlık değerlendirmesi gerekir:
Karaciğer kist hidatiğinin değerlendirilmesinde temel yöntem görüntülemedir.
Ultrasonografi genellikle ilk kullanılan incelemedir. Kistin yapısını, büyüklüğünü, sayısını ve hastalığın aktif ya da inaktif evresini değerlendirmeye yardımcı olur. Dünya Sağlık Örgütü sınıflandırmasında kistler ultrason görünümüne göre CE1-CE5 arasında evrelendirilir.
Bilgisayarlı tomografi veya MR; büyük, derin yerleşimli ya da komplike kistlerde ve kistin safra yolları veya damarlarla ilişkisini değerlendirmek amacıyla kullanılabilir.
Ekinokok antikorlarını araştıran serolojik testler tanıyı destekleyebilir. Ancak testin negatif olması hastalığı her zaman dışlamaz. Sonuçlar görüntüleme bulguları ve hastanın klinik durumu ile birlikte değerlendirilmelidir.
Kist hidatik şüphesi bulunan bir karaciğer kistine sıradan bir kist gibi gelişigüzel biyopsi veya iğne aspirasyonu yapılmamalıdır. Perkütan işlemler yalnızca uygun hastalarda ve deneyimli merkezlerde planlanmalıdır.
Tedavi; kistin ultrason evresine, büyüklüğüne, sayısına, karaciğerdeki konumuna, safra yollarıyla ilişkisine, komplikasyon bulunup bulunmadığına ve hastanın genel durumuna göre belirlenir.
Güncel tedavi seçenekleri şunlardır:
İnaktif, komplikasyonsuz ve yakınmaya yol açmayan bazı kistler düzenli ultrason veya diğer görüntüleme yöntemleriyle takip edilebilir. Bu yaklaşım ‘’izle ve bekle’’ olarak adlandırılır. İzlem, tedavisizlik veya hastanın kontrolsüz bırakılması anlamına gelmez.
Albendazol, bazı küçük ve aktif karaciğer kistlerinde tek başına tedavi olarak kullanılabilir. Ayrıca perkütan girişim veya cerrahi öncesinde ve sonrasında yardımcı tedavi amacıyla verilebilir.
Tedavinin süresi hastaya ve kistin özelliklerine göre belirlenir. Albendazol kullanımı sırasında karaciğer testlerinin ve kan sayımının takip edilmesi gerekebilir. İlaç hekim önerisi olmadan başlanmamalı veya kesilmemelidir.
PAIR; kistin görüntüleme eşliğinde delinmesi, içeriğinin aspire edilmesi, uygun bir maddenin kist içine uygulanması ve yeniden aspire edilmesi aşamalarından oluşan özel bir perkütan tedavidir.
PAIR her kist için uygun değildir. Özellikle belirli aktif ve komplikasyonsuz kistlerde, çoğunlukla albendazolle birlikte uygulanır. Kistin safra yollarıyla bağlantısı varsa PAIR uygulanmamalıdır. İşlem; anafilaksi, enfeksiyon, kanama ve kist içeriğinin yayılması gibi komplikasyonlara müdahale edebilecek deneyimli bir merkezde gerçekleştirilmelidir.
Cerrahi; komplike kistlerde, belirli büyük veya çok bölmeli aktif kistlerde, enfekte kistlerde, safra yollarıyla ilişkili kistlerde ya da diğer yöntemlerin uygun olmadığı durumlarda tercih edilebilir.
Ameliyat açık veya seçilmiş hastalarda laparoskopik yöntemle gerçekleştirilebilir. Cerrahi yöntemin seçimi kistin konumuna, büyüklüğüne, sayısına, karaciğerdeki önemli damar ve safra yollarıyla ilişkisine ve cerrahi ekibin deneyimine bağlıdır.
Cerrahi sırasında kist içeriğinin karın içine yayılmasını önlemeye yönelik özel önlemler alınır. Bazı hastalarda ameliyattan önce veya sonra antiparaziter ilaç tedavisi uygulanır.
Evet. Kist hidatik tedavisinden sonra hastalar klinik muayene, görüntüleme ve gerektiğinde kan testleriyle takip edilir. Takibin süresi ve sıklığı uygulanan tedaviye, kistin evresine ve hastanın durumuna göre değişir.
Kontroller, tedavi yanıtının değerlendirilmesi, kistin yeniden aktifleşmesinin veya hastalığın tekrarlamasının erken saptanması açısından önemlidir.
Hastalığın önlenmesine yardımcı olan başlıca önlemler şunlardır:
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; muayene, tanı veya kişiye özel tedavi önerisinin yerine geçmez. Karaciğerde kist saptanan kişilerin hepatobiliyer cerrahi konusunda deneyimli bir genel cerrahi uzmanı ve gerektiğinde multidisipliner bir ekip tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Sorunuz mu var?
Kısa bir not bırakın, e-posta ile dönüş yapalım.
Soru sor